Eat & Fit MAG Dergi Ropörtajı

Müşterilerine özenle sağlıklı menüler oluşturup ulaştıran 2000’li yılların başında Artı Organizasyon olarak adını duyduğumuz, bugün Eat&Fit olarak hizmet veren sağlık mutfağını sahibi Nuran Savi Şatana’dan dinliyoruz...

2000’li yılların başında Artı Organizasyon ile adınızı duyduk. Önce Artı Organizasyon serüvenini biraz sizden dinleyelim. Nasıl kuruldu Artı Organizasyon?
Artı, bir ihtiyaçtan yola çıktı öncelikle. Özel sektörde birçok şirket, çalışanlarının yemeklerinde kalite, hijyen ve besin değerlerine yönelik endişeler taşıyordu. İlk olarak bu firmalara gıda mühendislerimiz ve uzman kadromuzla danışmanlık hizmeti vererek başladık. Kalorisi hesaplanmış, sağlıklı menüler oluşturup mutfaktan işverenin yemekhanesine, hijyen koşulları içinde taşınması sürecini yönettik. Bazen de çalıştığımız firmalar yerinde üretim yapmamız için yemekhanelerini bize teslim ettiler. Ekipmanımız ve malzemelerimizle kendi mutfaklarında menülerimizi üretmeye soyunduk. Bunu Artı Catering ile yaptık. Sonra ise, müşterilerimizin güveniyle, bir anda kendimizi yine müşterilerimizin talep ettiği çalışan motivasyonu amaçlı organizasyonları yaparken bulduk. Bu organizasyonlar bazen müşterimizin yabancı bir misafirinin ağırlanması şeklinde oldu, bazen bir kuruluş yıl dönümü etkinliği ile... Bazen de müşterimizin en değerli varlığı çocuklarının düğününü üstlendik. Sorunuzun en kısa cevabı galiba şu: Bize her zaman çok güvenen müşterilerimizin talepleri Artı Organizasyon’un kurulmasının yolunu açtı. Bize yön gösteren müşterilerimizi hep merkeze koyduk; onları duyduk ve onlar bize bu şirketleri hediye ettiler. Performansımızı hep ödüllendirdiler.

Gıda sektörü hiçbir zaman ölmez, derler. Sektör her zaman dinamik; ancak kendi içinde sirkülasyonu yoğun bir sektör aynı zamanda. Kalıcılığınızı sağlayan değerleriniz, başladığınız günden bu yana neler oldu?
Evet doğru, bizim sektöre giriş çıkışlar çok fazla. Nedeni ise, kısa vadeli kar beklentisi oluyor. Kar merkezli yaklaşan birçok girişim, sektörde devam edemiyor. Çünkü odaklarında müşteri olmayan işletmeler, uzun vadeli olamazlar. Müşterilerimiz açısından bu bir risk unsuru... Artı’yı farklı kılan ise, müşterimize kattığımız değer. Zaten bizim sloganımız “Artı değer katar.” Biz müşteri odaklılığımız, organizasyonel çevikliğimiz ve çözüm merkezli yaratıcılığımızla müşterilerimize artı değer katmayı ilke edindik en başından beri. Bizi müşterimizin gözünde özel kılan, farklılaştıran da sanırım bu. Artı ile çalışmaya karar veren müşterimiz ile çıktığımız yolda bizim temel amacımız, onları özel hissettiren bir deneyim yaşatmak

2016 yılında da Eat&Fit markasıyla yeni bir adım attınız. Peki, Eat&Fit nedir, ne yapar?
2015 yılı sonunda demo üretimlerini yaptığımız ve konseptini belirlediğimiz markamız Eat&Fit ile yeni bir yaşam tarzı vaat ediyoruz. Eat&Fit, tam da adından anlaşılacağı üzere, özel bir ürün ve hizmet, sağlıklı bir beslenme programı. Kişiye özel, kalorisi hesaplanmış, iddialı, butik menülerimizden oluşan aylık paketlerle müşterilerimizin daha fit hissetmesini sağlıyoruz. Üstelik çok şık bir restoranda yiyormuşçasına. Lezzet, görsellik, sunum ve en önemlisi sağlık... Gerçekten, benim bile beklediğimin ötesinde harika bir şey çıktı ortaya. Bu nedenle, rakipsiziz diyebilirim.

Eat&Fit, hayatına başlamadan işin mutfağında ne gibi hazırlıklar yapıldı? Zaten sektör içerisindeki tecrübeleriniz kendini kanıtlamış durumda; ancak Eat&Fit işleyiş bakımından daha farklı bir organizasyon. Bunun hazırlık aşamasında neler yaptınız?
Aslında 5 yıl önce bu fikir gelmişti aklıma, zaman içinde olgunlaştı. Bunun için öncelikle hedeflediğimiz müşteri grubunun tercihlerine odaklandık. Onlara sorular sorarak başladık. Gördük ki, müşteri adaylarımız ilk önce, hayatlarını kolaylaştıracak ve güvenecekleri bir ürün arıyor. Nitelikli olanı ve kaliteliyi arama sürecimizde, benzer ürünler çıkmıştı piyasaya. Ancak bunlar, çok da özel hissettiren ürün paketleri değildi. Sıradan menüler, özensiz kaplarda sunulmuş, yeme iştahını kapatan, adeta görev gibi yedirmek isteyen programlardı. Böylece neyi yapmayacağımızı da görmüş olduk. Benzerlerimizin yaptığı hataya düşmemek için konseptin ve tüm süreçlerin tasarım aşaması iki yıl sürdü. Çok detaya girmeden bahsetmem gerekirse; konsepti belirledikten sonra çok sağlam bir mutfak ekibi oluşturduk ve kendimize ait bir binada mutfak yatırımımızı tamamladık. Yatırım ekipmanlarımızda da birinci kalite markalarla çalıştık. Butik yemek üretimimizde, Türkiye’de adını herkesin bildiği güvenilir tedarikçilerden birinci sınıf malzeme ile diyetisyenlerimizin denetiminde kalorileri hesaplanmış, taze, sağlıklı üretime odaklandık. Müşterilerimizin bizi tercih etmelerinin nedeni; onları dinlememiz, sağlıklı beslenmeyi öncelik haline getiriyor oluşumuz. Paketlerimizi de kaplarımızı da kalitede fark yaratacak şekilde tasarladık. Mikrodalgaya uyumlu kaplarımızla, sağlıklı butik mutfağımızı müşterilerimizin beğenisine sunduk. Ana mutfağımızın yanında kurduğumuz Ankara’nın gerçek anlamda ilk gluten-free mutfağı ile de belki yatırım maliyetimizi arttırdık; ancak bu beslenme tarzının gittikçe hakim olduğunu da görmezden gelemedik. Bunu da önemli bir proje olarak Ankara’ ya kazandırmış olmaktan çok mutluyum tabii ki.
Eat&Fit kendi müşterilerine birçok paket seçeneği sunmakta, bu paket seçenekleri hakkında kısa bilgiler alabilir miyiz?
Tabii ki... Temel hizmetimiz olan aylık fit paketimizde, diyetisyenlerimizin yaptığı ücretsiz ölçüm sonrasında kişiye özel kalorisi hesaplanmış günlük 3 ana öğün ve 2 ara öğün veriyoruz. Bu hizmetimizle, yukarıda belirttiğim şık bir pakette, 5 öğünü hazır olarak müşterimizin evine ya da işyerine kuryelerimizle teslim ediyoruz. Bu paketimizin yanı sıra en çok talep edilen ofis paketlerimizle de bir öğle, bir de ara öğünü adrese teslim ediyoruz. Artık çalışanların bugün ne yesem, nereden söylesem derdi de böylece bitmiş oluyor. Hamile beslenme paketlerimiz de oldukça ilgi görüyor. Çok önemli bir dönemi yaşarken bebeğin ve annesinin sağlığını diyetisyenlerimizin hazırladığı çok özel paketlerle sağlıklı beslenmeye taşıyoruz.
Yasaksız diyet, yasaksız ve sağlıklı beslenme mottolarınızın altını öğrenmek isteriz. Gerçekten yasaksız beslenmek, mümkün mü?
Tabii burada esas olan metabolizma, vücut kitle endekslerinin söylediği. Bizim diyet programlarımızda ara öğünde bazen bir diyet cheesecake olabildiği gibi, bazen de kinoalı kraker/atıştırmalıklar da olabiliyor. Diyetisyenlerimizin hazırladığı özel karışımlar da adeta bir detoks etkisi yaratıyor. Glütensiz mutfağımızdan çölyak hastaları için de özel üretimlerimiz mevcut. Bizim mutfağımızda tek yasak, sağlıksız katkı maddeleri ve tatlandırıcılar ile ihtiyaç fazlası tuz tüketimi. Müşterilerimiz kalorisi hesaplanmış sağlıklı ve lezzetli paketlerimizin keyfini çıkartıyorlar.
Özellikle Hamile Beslenme Paketi ve Çocuk Paketleri, markanızda dikkat çekiyor. Paket seçenekleriniz çok ince düşünülmüş ve geniş kapsamlı. Paket seçeneklerini hazırlarken, belirleyici unsurlar neler oldu?
Ürün gamımız gerçekten geniş. Bu ürünlerimiz uzun süren ihtiyaç analizlerimizin sonrasında ortaya çıktı. Müşterilerimizi dinleyerek, onların ihtiyaçlarına uygun ürünleri onlara sunduk. Mesela yaşlı beslenme paketi, alışveriş yapma imkanı olmayan ve dışarıdan söylediği yemeğin de sağlığından endişe duyan müşterilerimiz için tasarlandı. Yemek malzemesi alışverişi yapan müşterilerimizin de bu malzemeler çok beklediği için, dolaptan çöpe gitmesi ya da yemek yapmaya imkan bulamama gibi nedenlerle bizi tercih etmeleri noktasına geldik. Bir başka ürünümüz olan çocuk beslenme paketi ile de en değerli varlığımız olan çocuklarımızın okullarında sağlıklı yemek yemesine imkan sağlıyoruz. Özellikle çalışan annelerin çok tercih ettiği bu ürünümüz çocuklarımızda yeme iştahını da sağlıyor.
Müşterilerinize paket seçmeleri konusunda nasıl yardımcı oluyorsunuz? Kişi sizi arayıp, “Ben “şu” pakete üye olmak istiyorum.” diyerek istediği paketi seçebiliyor mu?
Burada kişinin tercihleri ve neyi amaçladığı çok önemli. Bu noktada bir danışmanlığımız tabii ki oluyor. Aylık paket alınması durumunda, ücretsiz diyetisyen ölçümü de sağlıyoruz. Bizim temelde sağladığımız kişiye özel, kalorisi hesaplanmış öğünlerle lezzetli ve sağlıklı beslenme.
Eat&Fit şu an yalnızca Ankara’da hizmet veriyor. Peki, farklı şehirlerden de talep alıyor musunuz? Farklı şehirlere gitmek konusunda bir çalışmanız var mı?
Özellikle İstanbul’dan çok talep geliyor. Orta vadede tabii ki orada olacağız. İstanbul’da yönetim kademelerinde olan, Ankaralı birçok profesyonel kişi mevcut, biliyorsunuz... Belki şu anda onlara İstanbul’da hizmet veremiyoruz; ancak onların aile büyüklerinin sağlıklı beslenmelerini bize teslim etmelerinden de oldukça mutluyuz. Günlük hayatlarının yoğun akışında birçok yönetici/ profesyonel, yeterince zaman ayıramadığı yaşlı anne ve babalarının market alışverişi ve yemek yapmak gibi işlerle uğraşmasını istemiyor ve sağlıklı beslenmelerini bize emanet ediyor. Bu güven, bizim için çok değerli tabii ki. Sektörde sağlıklı büyümek ve lider olmakta sanırım bu güven unsuru çok etkili. Müşterilerimizi, bizim için çok değerli rehberler ve yol arkadaşlarımız olarak görüyorum.

Organic Food

Eat & Fit beslenme paketleri kişiye özel olarak hazırlanır.

Eat&Fit sıkıcı ve lezzetsiz diyet yemeklerinden uzak, renkli ve keyifli menülerle hem göze hem damağa hitap eder. Diyette hiç bir besinin yasak olmadığına inanan ekibimiz, her gün yeni lezzetlerle en sağlıklı ve fit mutfak kültürünü sizlere ulaştırıyor.

Telefon

Kalite Standartlarımız

Gıda Tarım Bakanlığı
TSE
FDA
ISO
HACCP
WHO

İletişim

  E-Posta: bilgi@eatandfit.com.tr

  Tel: 0312 219 77 60

  Adres: Mustafa Kemal Mah. 2143. Sok. No:15/6 Yenimahalle/Ankara

Bizi Takip Edin

. .

 

Fit Blog